canag bingöl yayladere kürt köyü alevi Kurdî   Deutsch English Türkçe
H O M E
 
AMACIMIZ
Kısa Filmler     
Resimler          
Türküler
Haberler
Tarihce
Yöremiz
Inanç
Gelenekler
Yemekler
Masallar
Ulaşım
Dernek
Projeler
Taziye
Düğünler
Makaleler
Ziyaretci Sayfası
Linkler
Downloads
Kontak (e-mail)
 
 
DENEME
 
siz yoksulluğu yaşadınız, sefaleti çektiniz...
ezik yaşadığınızı düşündünüz.
üzerinizdekiler parçalarla tamamlanarak yapılmıştı,
et'in sadece kokusunu içinize çekebildiniz.
zaman zaman şikayet ettiniz, zaman zaman susarak kabullendiğinizi gösterdiniz

aramızda farklar olduğunu daima hissetirdiniz, kapalı çarşıda türistlerin yanından geçerken omuzlarına vahşi bi şekilde vurarak ilerlediniz! öfkenize neden olana hiç bir zaman boyun eğmediniz.

bizler ise rahatlık içersindeyken köreldik. ezikliği aslında bizler yaşamaktayız - özüzümüzü inkar ederek. utanç sarmış bedenimizi, her adımımız ise günahkar.
el emeği yok üzerimizde, kıyafetlerimizin hepsi kopyalanmış. orjinallik ve kalite'nin asıl adı: marka! elimizde olan başkasında zaten var.
doyumsuzluktan dolayı her zaman şikayetçiyiz, neyi, kime şikayet ettiğimizin farkına varamadan.

biz o çarşılardaki türistler gibi davranmaktayız çünkü..

yağmurun üzerimize yağışı sizlerin üzerine yağdığı gibi değil artık; asit ve kir dolu.
toprak kullanılmış; o 'sağdık' dost artık küstü...

bizler sizleri 'anlayamadığımız' gibi, belkide sizlerde hiçbir zaman 'anlayamayacaksınızdır'... Güneşin batışını ve doğuşunu hiç bir zaman görememenin acısı ile zorla sürdürülen hayatların parçaları olmanın ne demek olduğunu ... !

''productions of our youth and of our maturer age are equal in all essential points.'' (William Blake'')

(Gençliğimizde ve daha sonraki yıllarımızda edindiğimiz deneyimler ve bakış tarzımız genelde aynıdır -çeviri www.conag.org)

Berivan Naz
7.08.2009

 

berivanin anilari









       

Berivan Naz'ın Conag anıları
     Köyü seviyorum. Oradaki insanları, sohbetleri, kavgaları, evleri, dağları, taşları, hayvanları, her şeyi. Çünkü orada bulunan her şeyde kendimi görüyorum. Köyümdeyken kendimi buluyorum.

    Bu senede yolumuz Conag'ın taşlı yollarına düştü ve her zamanki gibi benim içimde büyük heyecan vardı. Köye üçüncü gelişimdi ama bu sene anladım ki bu kesinlikle sonuncu gelişim olmayacaktı. Bu sene benim için çok değerli, çok eğlenceli ve çok değişikti geçti.

    Her akşam Memli amcaların bahçesinde toplanıp oyunlar oynanılıyordu. O sıradada aramızdan geçen hoş sohbet süslüyordu ortamı. Bu yaz yeni arkadaşlar edindim, kısa bir sürede bir birimize ısındık ve kendimizi Nala Aşan'a giderken bulduk. Değirmenlere giden yolun güzelliklerini hepimiz biliriz, ama onlara daha bir anlam katan şey dostluktur- bunu anladım!

   Güzel vakit geçirmiştik, hem bir birimizi daha yakından tanıdık, hem de bir güzel ıslattık! Esengül’ün ıslanmama protestosu'da başarısızdı, dönüşte çamur üzerinde namaz'a indi garibim, bizlerden beter oldu. Ne diyelim, ALLAH kabul etsin.

   Ali amcaların hamıkını öldürdük. Ben ile Ezgi binerken Ozan dayanamadı sanırım ve aramıza katıldı, sonra'da Ezginin yorumu ile " Go Rınkk!! " olup yere çakıldık. Kolu koptu, gazi oldu hamik. Ali ve Haydar amcaya sakat hamikları ile mutluluklar dilerim.

   Bu yaz'ın en güzel gecesi Esengül’ü vedalarken oldu. Tam bir Vizontele havası vardı köyde. Herkes Memli amcanın damının üzerine toplanmış bizleri seyrediyordu. Ali ağabey saz'da bizlerde koro halinde eşlik etmekteydik. O akşamı ve bu sene yaşadıklarımı, kurduğum bağları, şahit olduğum mutlulukları ve hüzünleri hiç unutmayacağim...

  Kelimelerle anlatılmaz bizim yurdumuz, yaşanması gerekir. Her gidiş-geliş içimde bulunan özlemi arttırıyor ve o minibüse bindiğim her ayrılık sabahı Conag'da yaşadığım en hüzünlü anıdır...
Berivan NAZ.

<<  Yandali resimleri büyük boyda görmek için tıklayınız >>

 










 
created by conag team